Archive for Ekim, 2007
MüziÄŸe devam – Extrawelt
Ağ alanımızın müzikseverlere bir ikramı daha olacak.
Huzurlarınızda Extrawelt, Soopertrack…
İlk duydugumda seneler öncesinde dinlediÄŸim Massive Attack mp3′lerini aklıma getiren ve tekrar arayıp dinlememe neden olan bir parça.
Extrawelt ile tanışmamızı saÄŸlayan sevgili Senem’e teÅŸekkür ediyoruz.
Hammered Dulcimer
Bizim kanun çalgımızın vurmalı bir modeline benziyor. Sevgili İbrahim’in ilk olarak İstiklal Caddesi’nde gördüğü (bencede görüp görülebilecek en uygun yer) daha sonra YouTube’da aÅŸağıdaki bey tarafından konuÅŸturulduÄŸuna ÅŸahit olduÄŸum bir enstrüman. Hep beraber hayran olalım. Kendisi 2005 yılı Hammered Dulcimer ÅŸampiyonu.
Kısa ileti ve elektronik posta marifetiyle bayramlaşma
Cep telefonunun ve elektronik postanın icadının halkımız üzerindeki olumsuz etkilerinden birisi de uyuÅŸukluk bence. Zaten elinde olsa kış uykusuna yatmaya hazır olan insanlarımız yılda iki kez birbirleriyle bayramlaÅŸmanın da kolayını bu teknolojileri kullanarak bulmuÅŸ durumda. Sanki eskiden birbirimize telefon edip, “Yener abi Åžeker Bayramınız kutlu, yüreÄŸiniz umutlu, umutlarınız atlı, sevdanız kanatlı, mutluluÄŸunuz katlı, sofranız tatlı, mekânınız tahtlı, ömrünüz bahtlı olsun abicim” diyormuÅŸuz gibi bu uzun cümleyi teknolojik araçlarla birbirimize yollamayı bir gönül alma, hatıra geçme yöntemi olarak kullanmak beni mutlu etmekten çok, bu durumun tepkimi çekmesine neden oluyor.
“KardeÅŸim ara iki laf edelim, bayramlaÅŸalım güzelce ya da boÅŸver canın saÄŸolsun kandırmayalım kendimizi” diyesim geliyor.
Kıyafet Şöleni
Yaklaşık bir ay kadar önce sevgili Burak’ın doÄŸum gününü kutladık. Kutlamamizdan iki hafta kadar önce Burak telefon edip 8 Eylül tarihinde program yapmamamı o gün özel bir ÅŸeyler olacağını söyledi. Merak içinde bunun ne olduÄŸunu öğrenmeyi beklerken bir kaç gün sonra Burak tekrar aradı ve o gün doÄŸum gününü kutlayacağımızı ancak bunun normal bir doÄŸum günü eÄŸlencesi olmayacağını bir kıyafet eÄŸlencesi olduÄŸunu söyledi. Açıkçası garipsemedim, çünkü böyle bir toplantı yapacak tek tanıdıklarım sevgili Mutlu çiftiydi.
Tabi bizim alıştığımız eğlencelerden çok farklı olan bu sosyetik eğlence için ne giyebileceğimi bulmak epey vakit aldı. Ne giyeceğimi son geceye kadar bulamadım. Son gün annemin her şeyi saklama huyunun ilk kez bir faydasını gördük. Ertesi gün aşağıdaki resimdeki gibiydim.
Evde bizi sevgili Sezar ve toprağım Kleopatra karşıladı. DiÄŸer konuklar arasında 2 doktor, 1 vampir, 1 kızılderili, 2 Japon hanımı (Birisi Selen’di. Annemin zulasından ona da bir kimono çıktı), 1 ninja, genç Nuri Alço ve 2 kurbanı vardı. Onların fotoÄŸraflarını burada izinsiz yayınlamıyorum.
Kıyafetim erkek katılımcılar arasında yapılan oylamada birinci gelerek başarısını ispat etti. Hanımlar dalında kazanan bir Japon oldu.
Toprağım Kleo ve Sezar çok iyi hazırlanmışlardı. Tüm gece eÄŸlenmemizi saÄŸladılar. Hatta gecenin ilerleyen saatlerinde, Playstation’ın buradan görebileceÄŸiniz dans halısını bile kullandık. Åžimdi burada herkese haykırmak istemiyorum ama dayanamıyorum, bu kısımda F yerine D alan üç kiÅŸiden biri de bendim. Hemde bu kıyafetle.
Bu geceyi fotoÄŸrafları ancak aktarabildiÄŸim için yeni yazıyorum. Gerçekten hayatım boyunca unutmayacağım bir geceydi. Kızılderili Meriç “bu kıyafetler üzerimizdeyken bir tur atalım dışarıda” demiÅŸti. Genelde kabul görmedi ama keÅŸke atsaymışız. Hem böylece eve girerken göz teması kurmamaya çalıştığımız yan komÅŸunun hissiyatınıda daha açık öğrenebilirdik.
