Mutsuzlukları suratlarına resimlenmiş insanlar…
Sevgili Burcu Taykurt, sosyal yardim kavramini, kalici cozumlerden uzak bir noktaya tasiyan anlayis hakkinda toplumsal duyarlilik gostermeye davet etmis bizleri. Tantana ekibi olarak yazisini begeninize sunuyoruz:
Hastanelerde bekleyen çaresizler, otobüste tiklim tiklim giderken biraz oksijen istegiyle çaresiz ya da iftar çadirlarinda metrelerce kuyrukta iftar saatini bekleyen insanlarin suratlarina bakin ve resimlestirin beyninizde. Bezgin ve yarinindan umudu kalmamis bir toplum.
Yine bir ramazan ve yine iftar çadirlari… uzun kuyruklari ve bekleyen onca insaniyla. Kimisi hakikaten orada verilecek iki tas yemege muhtaçken, kimisi iftar vakti evine yetisemeyeceginden, kimisi de sirf bedava diye orada bekliyor derken spiker uzatiyor mikrofonu siradaki insana. Aslinda sira ona çoktan gelmis de farkinda olmayan güzel vatandasimiza(!). Ve vatandas cevapliyor: “Belediye baskanimiz olsun, yetkililer olsun, Allah hepsinden razi olsun, bizleri düsünüyorlar böyle bir imkan sunuyorlar…”
Bekir Coskun 4 Eylül’deki yazisinda her ramazan gözlemledigim durumu çok güzel anlatiyor:
“O çadirlar size bir milletin ne halde oldugunu anlatir.Holdingler büyürken, yabanci sermaye gelip kárini katlayip giderken, iktidar sürekasi zenginlesirken ve iktidar ile yalakalari ekonominin iyi oldugunu papagan gibi tekrarlayip dururken…
Gerçek ramazan çadirlarindadir.
Ve çogaldikça çogaliyor çadirlar…
Görmüyor…
Gözüm kör, gözüm…”
Ve en çok canimi acitan gerçekten bahsediyor:
“O çadirlar o insanlara yoksul ve açliklarini hatirlatip gerçegi anlatacagina, onlar çadirlari iktidarin basarisi sayiyorlar.
Ve eminim tümüne yakini AKP’ye oy veriyordur.
Çadirlar hatirina…”
Sadece çadirlarla da bitmiyor. Söylenenlere göre, ki artik yazili kaynaklara bile süpheyle baktigimiz bir zamanda,
son bes bucuk yilda 6 milyon ton kömür dagitilmis. Yani kömür, erzak derken gorunen o ki, bunlari dagitanlar bu isi biliyor!
TGRT spikeri uzatiyor mikrofonu bir teyzeye, sene 2007, kis kapida, “aman oglum bu kömürü vermeseler ben bu kis donar bir kösede ölürdüm.” diyor.
Kime kizmaliyiz? Halki fakirlestiren ve bu hallerini suistimal eden hükümete mi, 3 kurus erzak 5 kurus kömüre ülkeyi satan vatandasa mi?
Yoksa asil suçlu tüm olanlara seyirci kalip sesini duyurmayan bizler miyiz?
Bu gidisle ancak sans eseri bir araba çarpmasi sonucu “Görüyorum!” diyerek açilacak olan kör gözümüz, gördüklerinden vicdan azabi çektiginde çok geç olacak.
Burcu Taykurt