Author Archive

Google Japon halkinin hizmetinde

Screen shot 2011-03-11 at 11.32.13 AMJaponya’daki olaganustu depreme, en hizli tepki veren Google oldu. 2 saat icinde Japonya’da yasayanlarin yerlerini uzaktaki sevdiklerine aktarabilecekleri bir alan olusturdu. An itibariyle 1400 kisinin bilgisi var.  Tabii bunda Japonya’da yer yerinden oynarken dahi Internet erisiminin kesilmemesinin de buyuk etkisi var.

Bu duyarliligindan dolayi sevgili Google’i yanaklarindan opuyorum.

Nefesimizi tuttuk Japonya icin en az kotusunu diliyoruz.

Be Kind Rewind

be_kind_rewindHafta sonu 4 tane film seyrettik. 3′u pazar. Super bir pazar oldu diyebilirim.

_____________________________

Be Kind Rewind

Where The Wild Things Are

Shawshank Redemption

Tous Les Matins Du Monde

_____________________________

Kazanan Be Kind Rewind oldu. Cok eglenceli bir film, herkese tavsiye ediyorum. Kaybeden ise Tous Les Matins Du Monde. Ama kaybederken su Fransiz atasozunu de seref golu olarak atti: Dunyanin butun sabahlari geri donussuzdur.

Walkman’de tarih oldu

walkmanSony’nin patronunun uçakta istediÄŸi dinleyebilsin diye 30 sene önce icat ettirdiÄŸi bir zamanların üstün Japon teknolojisi, annanemin deyimiyle Nortmen tarih oldu. Bu habere göre Sony son walkman satışını da yapmış.

E artık satmasınlar derken, bir yerden de hafif bir iç burukluğu da yaşamıyor değilim. Muhtemelen dedelerimizin plak çalarlar, ya da adını bilmediğim şu kartuşlu müzik çalarlar sessiz sedasız emekli olurken hissettiklerini, neredeyse tüm evrimi gözümün önünden geçip, sonunda çeyrek kibrit kutusu haline kadar gelmiş walkman için hissediyorum.

Teknolojinin hızlandığı devirde doÄŸan biri olarak artık her sene en az bir-iki kez bu duyguyu yaÅŸarmışım gibi geliyor. Haydi hayırlısı…

Internet Explorer 9 – İlk görüş

IE9-Vs.-Google-ChromeBence tarayıcı dünyasının Microsoft logolu bir Chrome’a ihtiyacı yoktu.

Biraz yenilik fena olmazdı. Ne CSS. ne HTML 5 yeni keÅŸfedilmedi !…

Çok yaÅŸa Chrome… Her ne kadar yavaÅŸ dosya indirsende

Yeni İş: Cisco

Yaklaşık 11 aylık BDH/Probil hayatımın ardından tekrar iÅŸ deÄŸiÅŸtirerek ve artık son durak olmasını isteyerek Cisco’da çalışmaya baÅŸlamış bulunuyorum. Bimel’de çalışırken Meteksan’da çalışmayı isterdim. Meteksan’da çalışırken de Cisco’da. Åžu anda her ikisini de gerçekleÅŸtirebilmiÅŸ oldum.

Her ne kadar çalışma hayatımın 6. yılında, 5. şirkete başlamış olsamda, şirketlerin boyutlarındaki gelişimi ve benim beklentilerimi karşılama kapasitelerini göz önüne alınca, doğru bir seyir izlediğimi düşünüyorum.

Åžirketin boyutunu, sektördeki yerini ve benim hayallerimi gerçekleÅŸtirebileceÄŸim bir ortammış gibi gözükmesine bakarsak, daha önce aklımdan geçen “ÅŸurada çalışabilsem” düşüncelerine artık son verme zamanı gelmiÅŸ gibi duruyor. Umarım her ÅŸey dışarıdan göründüğü kadar güzel ve eÄŸlenceli geçer.

Yılmaz hoca memleketine dön

YIlmaz VuralBugün televizyonda Yılmaz Vural vardı. Yılmaz hoca her zamanki renkli kiÅŸiliÄŸiyle izleyeni gülmekten kırıp geçirirken, 7-2 kaybettikleri maçta oyuncularını neden dövdüğünü anlattı. Bende hangi maçmış bu diye bulayım derken, Wikipedia’da Yılmaz Vural baÅŸlığına da bakayım dedim.

Ne görsem birde. MeÄŸerse sevgili Yılmaz hoca, Dublin’in yerlisi, İrlanda’nın kurucusuymuÅŸ. BildiÄŸimiz İrlanda’nın. Ülke olan. Bu baÄŸlantıda sayfanın resmi var. Düzeltilene kadar esas baÄŸlantıda burada.
Yok artık Wikipedia derken, bir taraftanda belki yanlış hatırlıyorumdur diye ingilizce sözlüğe baktım.

Türk olduÄŸumuz için hemen kınıyoruz bir kere. Ayrıca bir daha da Wikipedia’ya girmiyoruz.

Apple’dan tokat gibi cevap

Apple vs AdobeMafyavari yönetim tarzı dillere destan olan Apple’dan, Adobe’dan gelen Apple’ın Flash kullanmamasına dair yorumlara, itibarına yakışır bir cevap gelmiÅŸ. Ben yeni okudum. Adamlar haklı gibi. Hani ÅŸahsen bende pek Flash’ın eksikliÄŸini hissetmiyorum. Bir de Steve abim böyle cevap yazınca Apple ürünleriyle Flash lafını yanyana kullanmamaya karar verdim.

İlgilenenler için Stevie abimin Adobe’a cevabı burada

Åžimdi Iphone’da …..

Çevrimiçi günlüğümün okuyucularından gelen ve sunucuların kısa bir süre kilitlenmesine neden milyonlarca e-postalardaki talebi karşılamak için, bu alanda bir eklenti kullanmaya baÅŸladım ve artık bu sayfalar Iphone’lara özel bir arayüz ile karşınıza gelebilecek.
Motto

Bu işi ben nasıl yaparım diye yanıp tutuşan olursa şu bağlantıya tıklayarak meraklarını giderebilir.

Yeniliklerle beraber artık bu sayfaları eskisi kadar canlı tutabilmeyi diliyorum.

Müşteri memnuniyetinin en üst düzeyde tutulmasını ilke edinen çevrimiçi günlüğüm, ileride de yeniliklerle sizlerin huzurunda olacak.
Bu arada müşteri memnuniyeti deyince aklıma gelen şu resmi de sizlerle paylaşmak isterim.

Kinesis ne muhteÅŸem ÅŸeymiÅŸ

Asker sonrası aldığım kilolardan ve kabettiğim formumdan şikayetlerimin son bulması için sportif çalışmalara başladım. Aynı sorundan muzdarip Senem ile beraber (gerçi kendisinin sorunu askerlikten değil) henüz çok düzenli olarak gitmesek de bir spor merkezine yazıldık.

İlk gün aktivitesi olarak bizde artık bir ışık mı görüldü ne Kinesis seansında katıldık.
Gerçi bu iş için enerjimiz çok üzt düzeyde olmasa da keyfini alabildil. Bu Kinesis denen çalışma vücudunuz belli bölgelerinde kaslarınız olduğunu farketmenizi sağlayan çok yoğun olmayan ama acayip yoran bir çalışma. Özellikle kalça ve bel kuvvetlendirmesi ve postür düzeltmesi için yapılıyor.

Herkese tavsiye ederim. Adı da çok havalı. İlk bir kaç gün olacak aÄŸrıları da…

İzmir’in Kavakları (Asker mektubu)

Herkese selamlar.

Belli olduÄŸunda herkese buradan duyurmuÅŸtum askerlik için İzmir’e gideceÄŸimi. Yaklaşık 65-70 gün oldu ve beni tanıyanların hepsine en kolay buradan eriÅŸirim düşüncesiyle geçtim bilgisayarın başına.

Askerliğini yapan arkadaşların bileceği tabirle plakaya düşmüş bulunmaktayım. Şafak 81, yani plaka karşılığı olarak Düzce. Tabii benim askerlik kısa dönem olduğundan, öyle her 100x günlerde, plakaya düşüşlerde ve tertip değişiminde bir karnaval havası estirecek durumum yok. Uzun dönem askerlerin çoğunu kıl edecek kısa bir askerlik yapıyor olmam ve askerliğin yarısı bitmeden kendilerinin bir yılda geldikleri noktaya gelmemin bölük içinde yarattığı gerginliği de hesaplarsak bu tip hareketlere gerek olmadığı açık zaten.

Her ÅŸeyden önce merak edenler için belirteyim, askerlikten yana bir sıkıntım yok. Tüm askeri koÅŸullara, selam vermeye, odacılık ve katiplik yapmaya alışmış bulunmaktayım. Sadece denizden eserek İzmir – ÇeÅŸme otobanının Narlıdere viyadüğü altından geçip enseme vuran acayip rüzgara alışamadım. Bir de ne olursa olsun alışamayacağımı anladığım, sevdiklerimin ve bana ait olan hayatın yokluÄŸuna… Hatta diyebilirim ki askerlik bende ÅŸu ana kadar sadece bu iÅŸe yaradı.

Hissiyatlarımdan biraz bahsetmek gerekirse askerlik öncesi anlatılan tonla ÅŸeyden ÅŸu ana kadar doÄŸru çıkan tek durum, ilk gün geldiÄŸinizde ” Ne oluyor lan, ne bu kıyafet, nerdeyim ben??” demem oldu. Ancak tabii aklını kullanan her Türk askeri, bu iÅŸi seve seve yapacak olduÄŸunu içine ne kadar erken sindirirse o kadar rahat eder düşüncesiyle bunu aÅŸmam bir kaç günden fazla sürmedi. Bunu takiben geçmiÅŸ hastalıklarımın kontrolü ve üzerine tamamen yepyeni bir ateÅŸ vakası eklemem ile acemiliÄŸin yarısını eÄŸitimlerden muaf geçirmeyi baÅŸardım. O zamanlar farkında olmadığım bu arazi yeteneÄŸimin sonraları Allah’ın bir lutfu olduÄŸuna inandım. Hatta öyle ki 4 cumanın hepsinde tekrarlanan tabur içtimalarına sadece bir kez katılabildim. Yarbay ben katılıyorum, diye geldi sandım ama meÄŸerse her cuma oradaymış.

Derken bir hafta kadar yürüyüş çalışması ve ben ve 84 arkadaşımın yürüyüşümüzle damga vurduğumuz yemin töreninin ardından onbaşı olarak acemiliğimi bitirdim.

3 gün sonra usta birliÄŸime gitmek için sadece 5 dakika yürümem gerekti. Muhabere Taburu’ndan Karargah -Destek Grubu’na geldim. Karargah Bölüğü’nde yazıcı oldum. Yazıcı dediÄŸimiz ÅŸey yazılabilecek her ÅŸeyi yazan, ıvır zıvır tüm iÅŸlere bakan, bölükle ilgili her türlü soruya muhattap olan, getir götür ve indir kaldır iÅŸlerde uzmanlaÅŸan kiÅŸi demekmiÅŸ. Bunu öğrenene kadar 3-4 haftam daha geçti. Bu arada iyice ortama alışıp günleri de hızlı geçirmeyi öğrendim. Ama ne hikmetse askerlik toplamda geçmiyor, onun yolunu bulamadım.

Günler burada çok düzenli. 6′da kalkıyoruz. 6.30′a kadar kiÅŸisel bakım, traÅŸ, manikür, kaÅŸ alma vs. daha sonra açık büfe kahvaltı (İnanmayanları beklerim.), mıntıka, sabah içtiması, spor, yazıhane iÅŸleri, öğle yemeÄŸi, çay-kahve-kuruyemiÅŸ, yazıhane iÅŸleri, akÅŸam içtiması, her gece ayrı sanatçı eÅŸliÄŸinde gazino, 2 günde bir nöbet, tombi yatak. Çok karmaşık deÄŸil. Biraz kafayı kullanarak rahat hallediyorsunuz. Bu kısmın detaylarını özel görüşmelerde benden alabilrsiniz.

Kısaca bu şekilde geçen 70 günde 2 tüp diş macunu, 3 adet 3 bıçaklı jilet, 3 adet Protex sabun, 2 adet traş köpüğü, 5000 çay, 1 adet diş fırçası, 70 x 8 adet kekikli yeşil zeytin, 65 x 1 tabak dondurulmuş makarna ve 2 küçük not defteri tüketmiş bulunarak hayatıma devam ediyorum.

Kıyafet seçme problemimiz yok. Seçmişler sağolsunlar. Ayakkabılar iki gün vurdu, baktılar olacak gibi değil ayaklarıma uydular. Parka 3 beden , pantelon sadece 1 beden büyük, gömlek tam. Aldığım donlar ilk yıkamada çektiği için kenarları yırtmaçlı durumdalar. Bu açıdan da çözümleri üretmiş durumdayım.

Koğuşum 150 kişilik. Ama acemilikte üzerimde bir su motoru yanımda da bir aslan müsveddesi yattığı için gürültü altında yatmaya alıştım. Gece sadece nefes almayı, koku duymamayı da burada öğrendim. İlk geldiğimizde insanlar konuşuyor, diye bozuluyorduk, şimdilerde biz konuşuyoruz. Yani bu sorunu da aştım.

Yemek konusu biraz sıkıntılı. Acemilikte yediğimiz dondurulmuş yemeklerin, usta birliğinde sıcak ve nispeten güzel yemeklerle değişmiş olması 20 gün sonra dikkat çekmiş olacak ki yeniden eski düzene dönüldü. Lahana turşusu enjeksiyonu ve tahin-pekmez karışımı favori yiyeceklerim. Her şeye rağmen karnımız doyuyor, kilo vermedim, söylediklerim tamamen arsızlıktan ibarettir. Böyle bilin. Yediğimiz önümüzde yemediğimiz arkamızda. Kantin tatlı dolu. Asker olduğumu düşünürsek söylenebilecek tek şey, çok şükür.

Bunun haricinde askerlik düşünmek için süper bir yer. Artık ufaktan yırttığım çarpraz nöbetler bu iş için en iyi zamanı yaratıyor. Geçmişi ve geleceği düşünüyor, şimdi şurada olsam, diyorsunuz. Tabii her sivil mefhumda olduğu gibi anılarda da fazlaya kaçmak akıl sağlığı için iyi değil. Dengeyi bulmaya çalışıyorum.

Gelenimin gidenimin çok olması, en sevdiklerimin sıklıkla yanımda olması işimi epey kolaylaştırdı. Telefon sıkıntım olduğu için herkesi arayamıyorum. Ama inanın aklıma gelmeyeniniz yoktur. Bu konuda iddialıyım.

“Askere gitti, adam olur belki” diyen varsa, maalesef hayal kırıklığına uÄŸrayacak. Giderken ne kadar adamsam ÅŸimdi de o kadarım. Halimden de gitmeden öncekinden daha memnunum. Beklentisi karşılanmayan varsa kendi bilir kısacası.

Burada 13 Aralık günü hiç tanımadığım bir sürü insanla tanıştım. Asker arkadaşlığı başka oluyormuş. Karargah bölüğüne geldiğim 16 arkadaşım ve ustada beraber olmasam da her fırsat bulduğumda kucaklaştığım birkaç arkadaşımla tanışmış ve onlarla beraber -buradaki uzun dönem askerlerin anlattıkları kadarıyla- daha önce hiç bir kısa dönem tertibin yakalayamadığı 325KD ruhunu yakalayabilmiş olmanın gururunu yaşıyorum.

İşte böyle. Åžimdi sitenin esas sahipleri olan okuyucularımızı sıkmadan noktayı koyayım. Herkese İzmir’den selamlar. 20 Mayıs gibi görüşmek üzere.

M.Taylan Esen