Gözümüz aydın, blogger da kapatıldı. Diyarbakır Mahkemesi Digiturk’ün başvurusu üzerine kaçak Digiturk yayını yaptığı gerekçesine dayanarak blogger’ı kapattı.
Şimdi olayı anlamak için yüzeysel olarak teknik altyapısına bakalım. blogger aynı bu sayfalar gibi (Zamanında bu sayfalar da blogger’da yer alıyordu.) çevrimiçi günlüklerin tutulduğu, buradan farkli olarak sadece sayfa ve resimlerin barındırıldığı, dış alanlardaki bilgilere aracılık yapan (üzerinde barındırmayan), 2000′li yılların “blog” yeniliğinin öncüsü olarak kurulan ve 2003 yılında Google tarafından satın alınan ücretsiz bir ağ alanı oluşturma hizmeti. Yani blogger’da sadece yazınızı barındırabilir ya da istediğiniz resimleri tutabilirsiniz. Bırakın Digiturk’ü, video veya başka bir çoklu ortam nesnesi yükleyemezsiniz. Üstelik blogger sizden beş kuruş para almaz. Zira verdiği hizmet kısıtlı. Nedeniyse başına ileride bela olmaması. Yani adamlar bunu düşünmüş. Saygıdeğer mahkeme kararına göre, blogger zaten hiç barındırmadığı bir şey yüzünden kapatılıyor. Birisinin “Maltepe Pazarı’nda kaçak Windows satılıyor” dediği için hapise atılması gibi bir şey. Maltepe Pazarı ve kaçak windowsçu yerinde duruyor. Adresi başkasından almak ya da el altından ulaşmak mümkün.
Bu kapatma kararları alındıkça acaba benim teknik altyapısını bilmediğim diğer hususlarda da mahkemeler benzer kararları mı alıyor diye düşünüyorum. Esasında adli sistemin durumu da ortada.
Aynı mahkemenin Resmi Gazete’nin ağ alanını barındıran Başbakanlık alanını, sık sık Anayasa ve temel hak ve özgürlüklere aykırı kanunları yayınlıyor diye kapatması gerekmez mi? Ya da her türlü ahlaksızlığın barındırıldığı gazete alanlarını? Ya da tüm Internet’i ? Bence geç bile kaldılar.
Ama sorun değil şimdi bu olayı topluca bir güzel kınarız, olur biter.
Ampuller pırıl pırıl yanıyor. Yalnız ve güzel ülkemizin ışığı gitgide sönüyor.
Geçenlerde Google’a ait çevrimiçi günlükte, Google’ın elinde mevcut en eski arama deposuna geri dönüş fırsatı verildi. OnurKa’nın alanındaki bu yazıdan haberim olan arşivde, youtube araması hiç bir sonuç vermiyor. Ipod’u ararsanız olmadık şeyler buluyorsunuz. Blog diye aratırsanız Google’ın sahibi olduğu Blogger’ın henüz satın alınmamış olduğunu görüyorsunuz. Son 7 senedeki değişiklikleri keşfetmeniz için harika bir fırsat. Hem de çok eğlenceli. Çıkan sonuçlar 2001 yılındaki haline ulaşabilmeniz de sağlanmış. Bunu da Internet Archive kütüphanesi ile ortaklaşa yapmışlar. Size düşen arama sonuçlarınızdaki “View old version on the Internet Archive” bağlantısını kullannak. Çok keyifli.
2001 itibariyle arşivlenen alan sayısı 1,326,920,000 . 25 Eylül 2005′de bu sayı 8,168,684,336. Şu anda Google sayfalarında bu sayı yazmıyor ve kullanıcıların tahmin etmesi isteniyor. Ancak şunu belirteyim sadece “1″ aratırsanız 25,160,000,000 sonuç bulunuyor.
Çok yaşa Google. 10. yaşın kutlu olsun.
Uzun zamandır aklımda olan şeylerden biri, bu alanda başkalarına söz verebilmekti. Zaten burada bahsettiğim konuların bir çoğu eş-dost postalarından gelen yazılarla ilgili oluyordu. Bu konuda hakkını şimdiye kadar teslim etmediklerimden de yeri gelmişken özür diliyorum. (fallen art kısa filminin burada olmasını ve size ulaşmasını sağlayan Senem’i listenin önüne alıyorum.)
Sizlerden bana gelen postaların sadece ufak bir kısmını burada yayınlayabiliyordum. Elimde çok uzun bir yayınlanacaklar listesi var. Bunun önüne geçmenin en iyi yollarından biri gelen yazıları sizlerin bu alana koyması olacak. Bu konuda en muzdarip kişi olan Erdinç’in beni harekete geçirmesi sonucu, yeni bir platform oluşmasına karar verdik. Alanı RSS beslemeleri ile takip edenlerin fark etmiş olabileceği üzere, son 4-5 yazı bana ait değil. Posta listesindeki kullanıcılar bundan haberdar olmayabilirler, çünkü posta modülü bozuldu
Bu yazıları ve yenilerini sahiplerinin haklarını teslim etmek amacıyla, ortak bir platform üzerinden sunmak daha doğru olur diye düşünüyorum. Bu amaçla da yeni bir alan hizmete giriyor.
tantana.biz
Bu yeni alan anlatacak, paylaşacak şeyleri olan, bildiği bir konuyu bilmeyenlere öğretmek isteyen, gelen bir postayı başkalarına gönderip unutulmaktansa, tekrar tekrar okunabilecek hale getirmek isteyen ve özellikle bir dileğin gerçekleşmesi için gelen postanın 7-20 arası kişilerden oluşan gruplara acil olarak ulaştırılması gereken durumlarda, tüm postayı değil tek bir bağlantıyı yollayarak, sadece ülkemizde olan bant genişliği kotasına takılmak istemeyen herkese açık olacak.
Yani kısaca aynı tantana olacak sadece herkes tarafından koparılacak. Alanımın ilk sloganı olan “kuru gürültünün turuncusu” olacak.
Şimdilik sadece alanın taslağı hazır. Bugün yarın öncelikle bu alandaki yazılar, daha sonra yenileri tantana.biz de olacak ve tabii ki posta listesindeki herkese ulaşacak.
Bir taraftan taylanesen.net aynı şekilde devam edecek. Benim yazdıklarım hem burada hem tantana.biz de olacak. Postalar gelmeye devam edecek.
Umarım amacını yerine getirebilen bir alan olur.
Şimdi buradan bazı arkadaşları göreve davet etmek istiyorum. Sayın Balci, Karaağaoğlu (kendisi en sağlam teknoloji temelli blogun sahibidir), Özen, Kabaş,Mutlugiller, Öcal ve Kızar. Öncelikle sizlerin yoğun katkılarını bekliyorum haberiniz olsun.
Hadi göreyim hepimizi…