
Az önce biten Brezilya yarışının ardından Lewis Hamilton Sürücüler Şampiyonası’nda, Ferrari de Takımlar Şampiyonası’nda biriniciliği kazandılar.
Geçen seneye göre daha çekişmeli ve olaylı bir yılın ardından şampiyonluk son saniyelerde sahibini buldu. Benim izlediğim süreler içinde ilk kez gördüğüm bir şey bu.
Hamilton’un çok yetenekli olması ve takımı için ilk sürücü olması ona, yıl başında büyük bir avantajla başlama fırsatı sağlamıştı. Geçen senenin şampiyonu Raikkonen’in gölgesinde, takımda son sezonu olması ihtimali ile başlayan Massa ise büyük sıkıntılar altında sezona girdi. Belki bu yüzden de ilk iki yarışta sorunlar yaşayarak zor bir giriş yaptı. Sürüş yetenekleri Hamilton kadar olmasa da latin hırsı ve zekasıyla sezon içinde Massa, farkı kapatarak şampiyonluğu hak ettiğini gösterdi. Tabii Alonso’nun Renault’yu son beş yarışa kadar şahlandıramamasının da etkisiyle meydan Massa ve Hamilton’a kaldı.
Aslında Hamilton ve Massa yaptıkları büyük hatalarla sürekli birbirlerine ikramlarda bulunsalar da bu sonu özellikle Fuji ve Singapur’da kırmızıların başına gelenler hazırladı. Bu açıdan McLaren’in daha soğukkanlı olması onlara pilotlar şampiyonluğunu kazandırdı.
Sezon sonu itibariyle kimin hakettiğine karar vermek bence çok zor. Yarışa daha fazla ilk sırada başlayan, daha çok hızlı tur atan, daha çok yarış kazanan ve daha az ceza alan Massa görünürde Hamilton’a göre daha çok haketmiş görünse de Hamilton’un da özellikle zor koşullar ve yağış altında -ki bu sene bence çok yağmur yağdı, takvimin gözden geçirilmesi gerekir- başarılı oluşu, yarış temposu istikrarı ve soğukkanlılığı şampiyonluk için sahip olunması gereken özelliklerdi.
Takımlar Şampiyonası’nda sonuç son yarışlarda belli olmuş görünse de organizasyon ve sürücüler konusunda daha üstün olan Ferrari’nin şampiyonluğu çok normal. Tersi büyük sürpriz olurdu. Ancak bu durum seneye BMW, Renault ve Toyota’nın devreye girmesiyle çok farklı olabilir.
Formula 1′de değişmesi gereken birçok şey var. Bunlardan sonraki yazılarda bahsedeceğim. Her şeye rağmen keyifli bir yarış sezonu geride kaldı.
Sürücüler arasında öncelikle Massa’yı alkışlamak gerekir. İnanılmaz bir gelişim ve başarı gösterdi. Bunu da hakikaten kimse kendisine inanmadan yaptı. Ayrıca Vettel, Kubica ve Glock ileride şampiyonluk için önemli adaylar olduklarını gösterdiler. Sebastian Vettel’in Ferrari motoru ile gösterdiği başarı, ileride kırmızı bir otomobilin koltuğunda olması ihtimalini kuvvetlendiriyor. Alonso’ya, Raikkonen’e ve Webber’e teessüfleri mi, Kovalainen’e de yarış hayatında artık başarı dileklerimi sunuyorum.
2009 yılı birçok açıdan daha iyi olmaya aday. Belki sonu bu kadar keyifli bitmeyecek ama daha çok çekişme izleyeceğimize eminim.
En uzun sezon sonunda tarihin en genç F1 şampiyonu Hamilton’u ve Ferrari’yi tebrik ederim.

Uluslararası Motor Sporları Federasyonu (FIA) Formula 1 takımlarından McLaren’in teknoloji hırsızlığı yaptığına hükmederek takıma 100 milyon Amerikan Doları ceza verirken takımın bu sezon aldığı puanlarıda sildi.
Kararda genel olarak dikkat çekmeyen bir detay daha bulunuyor. Bu sezon McLaren takımı pilotlarından birisi kalan yarışlarda birinci olursa takım yarış sonu yapılan kutlamada yetkili bulunduramayacak ve kazanan takım olarak anons edilmeyecek. Ayrıca takım sezon sonuna kadar puan alamayacak.
Bu kürsü detayı McLaren takımına bu sezon hiç pistlerde yokmuş gibi davranılması anlamı taşıyor ve bir İngiliz takımına verilecek esasta en ciddi ve küçük düşürücü cezalardan biri haline geliyor (Adamlar bizlerin aksine bunlarada önem veriyorlar).
Ayrıca takımın puan alamayacak olması ve takım olarak elde edilen tüm derecelerinin silinmesi sezon sonu klasmanında McLaren’i sonuncu yapacak ve kurallar gereği Formula 1 organizasyonundan tam tabirle beş kuruş bile alamamasına neden olacak.
Kararı yorumlamak gerekirse her ne kadar takım patronu Ron Dennis’in iddia ettiği gibi elde edilen istihbarat McLaren araçlarında kullanılmamış olsa da, rakip takımın güçlü ve zayıf yanlarını öğrenme açısından çok önemli. Saniyenin yüzde birinin bile önemli olduğu bir sporda (hatırlarım zamanında Hill, Villeneuve ve Schumacher sıralamlarda saniyenin binde birine kadar aynı zamanı yapmıştı) rakip ile ilgili en önemli bilgi bile çok önemli hale geliyor. Önceki senelerde M. Schumacher’in yarış sonunda rakip araçların yanından geçerken araçları incelemesinin bile büyük tartışmalara yol açtığı bir sporda 780 sayfalık bir rapor ciddi avantajlara yol açabilir.
Formula 1 gibi kurallara sıkı sıkıya uyulan ve sportmenlik kavramının diğer tüm sporlara oranla çok daha üst seviyede muhafaza edilmeye çalışıldığı bir sporda bu ceza takımlara çok ciddi bir uyarı oldu. McLaren gibi soylu ve Formula 1 sporuna çok büyük katkı sağlamış bir takımın böyle bir skandalda adının geçmesi çok üzücü ancak şeytana uyduklarını düşünüyorum.
Bu sonuçla Ferrari takımı takımlar şampiyonluğunu büyük ölçüde garantilerken seneye şampiyonluk için yarışacağını düşündüğüm BMW takımıda ikinci olarak önemli bir maddi desteğe kavuşup iddiasinı biraz daha arttırmış oldu.
McLaren takımına son bir kez daha kızıp FIA’ya verdiği bu karardan teşekkür ediyor ve Ferrari’ye kendisini satmayacak adamlarla çalışmasını öneriyorum.
(Resimi ntvspor.net sitesinden buldum ve bence durumu son derece güzel özetliyor.Ntv’nin neden iyi olduğunu kanıtlayan bir resim olmuş)

Televizyonlarda verilmeye basladigindan bu yana yani yaklasik 15 senedir tum yarışlari seyretmişimdir. Ancak bugüne kadar bu hızla yapılmış bir kaza görmedim. Yaklaşık hızı 270 km iken BMW sürücüsü Kubica önce Toyota’ya daha sonra dışarı çıkıp kenarda duran Sutil’in aracına ve en sonunda duvara çarptı.
Araçların bu kadar hasar aldığı hatırladığım en son kaza Burti nin başlangıç sırasında Schumacher’in aracının üstüne çıkmasıydı. Ancak o kazada hızlar bu kadar yüksek olmadığından , büyük hasara rağmen iki sürücude tıbbi müdahaleye ihtiyaç duymadan dışarı çıkmışlardı.
Kubica’nın sağlık durumunun iyi olması ve ilk gelen haberlere göre sadece bacağının kırılması sevindirici. Bu kadar büyük bir kazadan böyle ufak bir yaralanma ile çıkması tabii ki Formula 1 arabalarını yüksek güvenlikli şasisine ve sürücülerin kullandıkları aksesuarlara baglı. Burada ki yazıyı daha once Formula1.com sitesinden cevirmistim. Yazının orjinaline aynı siteden ulaşabilirsiniz.
Formula 1 de son yılların en olaylı yarışı vardı bence dün akşam. Hamilton yarışı kazanmasına rağmen yarış boyunca olanlar kimsenin kendisine rakip olamamasına neden oldu. 4 kez güvenlik aracı girmesi ve iddialı pilotların cezalar alması takvimdeki en guzel pistlerden biri olan Montreal de zevksiz bir yarış olmasında neden oldu.
İzleyenler arasında bol hareket dolu yarıştan keyif alanlar mutlaka vardır ama ben başında cok keyifli olabilecegini düşündüğüm yarıştan aynı hazı alamadım.
Özellikle yeni kurallar bence biraz saçma olmuş. Bir yarış boyunca tüm lastik tiplerinin kullanılmasının gerekmesi bana çok saçma geliyor. Ayrıca güvenlik aracı varken cep yolunun geçici olarak kapatılması bu oyunun içindeki taktiksel hamleleri ortadan kaldırıp, şans faktörünü ön plana alıyor. Bir diğer saçmalık ise tur yiyen araçlarin güvenlik aracını geçip turlarını geri almalarına izin verilmesi. Bu sayede pistte hızı azaltmaya yonelik bir eylem varken tur yiyen araçlar son hızla yarışa devam edip pistteki tehlike devam ederken hızla yola alıyorlar. Bu durumda güvenlik aracı ne işe yarıyor pek anlayamadım.
Çok yetenekli olduğuna inandığım Hamilton’un maalesef ilk galibiyeti biraz gölgeli oldu. Keşke kendini daha iyi gösterebileceği rekabetçi bir yarış olsaydı. Bu şekilde kimsenin aklında soru işareti olmazdı. Hamilton gerçek bir yarış kazanana kadar bu yarışı benim icin 2005′te Ferrari’nin ABD’de aldığı “Hayalet Galibiyet(Hollow Win)” ten öteye geçemedi