Archive for the ‘sehir’ Category
Sibirya Soğukları
Ülkemiz yıllık Sibirya SoÄŸukları günlerini yaÅŸamaya baÅŸladı. Sansasyona bayılan basın yayın kuruluÅŸlarımızın “geberene kadar üşünecek hava” anlamına getirmek için kullandığı bu tamlama artık herkes tarafından o kadar benimsenmiÅŸ durumda ki, insanımızın Sibirya’yı Erzurum’un bir kasabası olduÄŸunu düşünmesi an meselesi. Zira kendisi Balkan’lara kafa tutacak seviyede hava durumlarına ve ana haber bültenlerine konu olur durumda.

Durum bu şekilde abartılacak kadar vahim olmamasına rağmen bu yılın en soğuk döneminden geçtiğimiz doğru.
14 Ocak 2007 saat 00:58 itibariyle biz evimizde otururken dışarıda hava sıcaklıkları şu durumda:
Ankara -12
Erzurum -30
Kars -29
Kayseri -22
Sivas -28
Ancak Dünya’nın en soÄŸuk yeri ülkemiz deÄŸil.
Özellikle Rusya’da ve Kanada’da çok daha soÄŸuk ÅŸehirlerle karşılaÅŸmak mümkün. ÖrneÄŸin an itibariyle Rusya’nın kuzey ÅŸehirlerinden 800 nufuslu Oimekon’da sıcaklık -53 derece. Zaten burası Asya kıtasında kayıt edilebilmiÅŸ en düşük sıcaklığa 1933 yılında -68 derece ile ulaÅŸmış bir bölge. Bununla ilgili tüm liste için bu aÄŸ alanını önerebilirim. Kanada’nın Yellowknife ÅŸehrinde ise ÅŸu anda sıcaklık -34 derece. Bu seviye için bile sıcaklık terimini kullanmak kulaÄŸa biraz garip geliyor. MoÄŸolistan’ın Ulan-Bator ÅŸehri ise -39 derece ile serin bir gün yaşıyor. Sıcaklığın burada da -50 olduÄŸu günlerle karşılaÅŸmak mümkün.
Daha ne kadar soÄŸuk olabilir sorusu aklına gelen varsa, bununla ilgili hizmeti de ayağınıza getiriyorum: Åžu ana kadar kayıt edilebilmiÅŸ en düşük sıcaklık Antartika – Vostok’ta -89.2 derece olarak ölçülmüş. Bu rakamlardan sonra sevgili basınımızı insaflı olmaya çağırıyorum.
Sıcaklıkların kulaÄŸa daha sevimli gelmesini saÄŸlamak için kullanılan en basit yöntem, Kelvin ölçeÄŸi kullanmak. Böylece sıcaklığın Antartika’ya gitmediÄŸiniz durumda 200 derece altına düşme ÅŸansı bulunmuyor. İçimiz ısınıyor.
İnsanoÄŸlunun arsız olduÄŸunu kabul ederek ve “yazın sıcaklar bitsin diye bu kadar istersek sonumuz bu olur” diyerek, sadece sosyetik evlerin bahçelerinde yaz aylarında telef olmaktan zorla kurtulan Sibirya kurtlarına yarayan bu havaların bir an önce makul sıcaklıklara geri dönmesini diliyorum.
Çukurların değerlendirilmesi procesi
Bu sabah tam sokağımızdan çıkacakken yolun ortasında bir fidan gördüğümü sandım. Yaklaştıkça gerçekten sokağın girişindeki çukurun içinde bir fidan etrafında da bir iki taş ve patlak lastik parçaları gördüm. Açıkçası sokaklardaki çukurlardan sıkıntılı olan birisi olarak çukurların bu şekilde değerlendirilmesi çok hoş bir düşünce olmuş. Yalnız tabi yolun tam ortasında olması hatta sokağın girişi olması pek uygun olmamış. Böylelikle kevgire dönmüş durumdaki yollarımız en azından bir oksijen deposu haline gelip insanımızda yarattığı siniri, derin derin nefeslenerek ortadan kaldırmaya yardımcı olacaktır.
7 harika 2.0
Dünyamızın yeni 7 harikasının seçimi sonuçlandı. 21 aday harikanın (?) katıldığı seçimde daha önce listede olmayan 7 harikanın harikalığı tescillendi. Bu cümleyide yazmak bana garip geldi. Sanki top 10 listesi oluşturuyor gibi seçim yapmanın dahası bunun 7 ile sınırlanmış olmasını aklım pek almadı.
Yeni harikalarımız Çin Seddi (Çin), Petra antik kenti (Ürdün), İsa Heykeli (Brezilya), Macchu Pichu kayıp ÅŸehiri (Peru), Chichen Itza piramidi (Meksika), Coliseum (Italya) ve Tac Mahal (Hindistan) oldular. Hala var olan tek eski harika olan Mısır’daki Giza piramitleri ise eski harika nasıl listeden çıkar denmesin diye hakikaten tam bir rezillik örneÄŸi olacak ÅŸekilde onur ödülüne layık görüldü. Boylece Mısır halkının da kalbi kırılmamış oldu.
Listeye giremeyen harika adayları arasında Ayasofya, Eiffel Kulesi, Özgürlük anıtı, Alhambra sarayı, Sidney Opera binası ve Kremlin sarayı gibi meÅŸhur yerlerde bulunuyor. Åžahsen ülkemizde bulunan Ayasofya’ya bir mansiyon dahi verilmemesi beni çok üzdü. Halkımızın bu konuda kayıtsız kalmayacağından eminim.
UNESCO da bu seçimden rahatsız olacak ki bir açıklama yayınlayarak, seçimin tüm dünyanın seçimi olmadığını sadece internet üzerinden bir oylama olduÄŸunu belirtmiÅŸ ve eski harikalara bir saygısızlık edilmemesi gerektiÄŸini belirtmiÅŸ. Seçimdeki lakayıtlığa bir örnek vermek gerekirse Brezilya’da (ülkemizde de çeÅŸitli oylamalar için sıklıkla uygulanan tarzda) bir İsa’ ya oy verin kampanyası yürütülmesini gosterebiliriz.
Bu seçim ile ilgili yazıma son vermeden once gerçek yedi harikayı da burada anarak saygımı ifade etmek isterim.
Babil’in Asma Bahçeleri
Zeus Heykeli
Artemis Tapinağı
Rodos Heykeli
Iskenderiye Feneri
Halikarnas Mozolesi
Matematiğe şehircilik damgası
New York ÅŸehrinin haritasına ya da uydu görüntüsüne bakarsanız, ÅŸehrin tüm sokaklarının birbirine mükemmel bir paralellikte olduÄŸunu gorürsünüz. Sevgili New York ÅŸehiri yöneticileri “bu ÅŸehir ileride büyürse yolumuzu bulmak kolay olsun” ve “filmlerde 42.sokakla Madison’ın köşesi denilebilsin” diye zamanında böyle bir fikir geliÅŸtirmiÅŸ ve uygulamışlar. Hatta bu kolaylığı bir adım ileriye götürüp caddelerle (avenue tabir edilen), sokakları birbirine dik yapmışlar.
1940′li yıllarda ÅŸehirde doÄŸru dürüst bina yokken, planlamacılığı bırakmış bir ÅŸehirde yaÅŸayan birisi olarak, NY’li arkadaÅŸlarımızın bu baÅŸarısını alkışlıyorum.
Bu düzenden matematikçi bir takım arkadaşlar faydalanmak istemişler ve iki noktanın koordinatları arasındaki farkların toplamından hesaplanan uzakliğa Manhattan distance demişler. Manhattan diye adlandırılmasının nedeni ise bu iki nokta arasındaki mesafenin kus ucusu metoduyla hesaplanmayıp, sanki şehir içinde bir noktadan diğerine gitmek için yürüdügünüz mesafeymiş gibisinden hesaplanması.
Aşagıda wikipedia dan araklanmıs bir örnek görüyoruz.
Örneğimizde yeşil ile gözüken mesafe euclidean tabir edilen bildiginiz cetvel ile ölçülen mesafe oluyor. Diğer renklerimizde manhattan mesafesi. Ayni new york ta iki adres arasındaki yol mesafesi gibi.
Manhattan mesafesinin, listesini bulamasamda kullanım alanı oldukça geniş. Merak edenler için google adlı arama sitesini tavsiye ediyorum.
New York’lu ÅŸehircilere takdirlerimi gönderirken ÅŸehirimizin örneÄŸini mısır piramitlerinden alan sayın yerel yoneticilerimizi de selamlıyorum.

