Archive for the ‘ÅŸirket’ Category
Åžirketimizin baÅŸarı rakamları…
Son iki hafta içinde ÅŸirketimiz insan kaynakları bölümü tarafından gelen elektronik postalar sayesinde sevinip, gururlanıyoruz. BaÅŸarılarımıza dair bildirilen sayıları azalarak sıralayacağım. İlk sayılar Interpro BiliÅŸim 500 listesinden. BiliÅŸim sektörüne ait bir baÅŸarı/büyüklük sıralaması. En altta ise insan kaynaklarından gelen diger sayılar var. İstatistikler yalan söylemez. Özellikle son iki satıra dikkat etmek gerekiyor. Buyurun sayılar…
507: Milyon dolar olarak ciromuz. (Türkiye’nin en büyük yerli bilgi teknolojileri şirketi)
339: Meteksan.Net Interpro Bilişim 500 sırası.
195: Tepe Teknoloji Interpro Bilişim 500 sırası.
40: Meteksan Sistem, Capital Dergisi-Brand Finance, Türkiye’nin en deÄŸerli 100 Markası sıralamasındaki yeri
38: Infronic Interpro Bilişim 500 sırası.
12: Meteksan Sistem Interpro Bilişim 500 sırası.
8: Meteksan.Net, İnternet hizmeti gelirleri sıralamasındaki yeri.
7: Meteksan Bilişim Grubunun bu yıl kazandığı, Kariyer.net İnsana saygı ödülünün tekrarlanma sayısı.
5: Meteksan Sistem, Kişisel bilgisayar (taşınabilir) dağıtıcı, toptancı, bayi gelirleri sıralamasındaki yeri.
4: Meteksan Sistem, Sektörel yazılım, Veri iletişim donanımı, Veri tabanı yazılımı ve Eğitim gelirleri sıralamasındaki yeri.
4: Infronic, Veri yedekleme ve depolama donanımı gelirleri sıralamasındaki yeri.
3: Meteksan Sistem, Sunucu gelirlerinde ve Uygulama geliştirme araçları gelirleri sıralamasındaki yeri.
2: Infronic, E-ticaret gelirleri sıralamasındaki yeri.
2: Meteksan Sistem’in Ankara’daki en büyük biliÅŸim ÅŸirketleri arasındaki sırası.
2: Meteksan Sistem olarak, ERP yazılımı, Doküman arşiv yönetimi yazılımları ve Danışmanlık hizmeti gelirleri sıralamasındaki yeri.
1: Meteksan Sistem olarak, Sistem Bütünleştirme şirketleri arasındaki sırası.
14: Meteksan Sistem, çalışanların bir önceki aya ait maaşlarının öngörülen ödeme tarihi.
1: Meteksan Sistem, önceki aya ait maaşların, 14. günde verilecek taksitinin sıra numarası.
Hastasıyım ofisimin
Şirketimizdeki idari tuhaflıkların üst üste birikip birer çile haline dönüşmesi beni bu konuyla ilgili bir şeyler yazmaya yöneltti. Dışarıdan hem mecazen hem de tam anlamıya aynalı gözüken binamızın şu anki durumu dışı seni yakar içi beni denecek cinsten. Eğer bir de önünden bahar zamanı, toplasan beş metrekare etmeyecek bahçemiz onlarca gül ile doluyken geçerseniz böyle konuştuğum için benim asılmami teklif edebilirsiniz.
Öncelikle en bilimsel olan sorundan baÅŸlayacağım. Åžirketimiz insanlarında özgün adiyla “Sick Building Syndrome” (Hasta Bina belirtileri) diye adlandırılan rahatsızlık baÅŸ göstermiÅŸ durumda. Hasta binaların sorunu doÄŸru havalandırma olmadığından, vucutlarında muayeneler esnasında sorun gözükmeyen çalışanların, yorgunluk, baÅŸaÄŸrısı, göz yanması gibi ÅŸikayetlerde bulunmasıdır. Böylece çalısanların iÅŸ yapası gelmemekte, yapacaklari iÅŸler normalden çok uzun sürmekte veya iÅŸler hatalı/eksik ÅŸekilde yapılmaktadır. Bu sorun ile ilgili bir çok makaleyi google’da sick building syndrome diye aratarak ya da buraya tıklayarak bulabilirsiniz. Örnek olarak kendi grubumda beraber çalıştığım arkadaÅŸlarımın ve benim normal tempomuzun çok altında çalıştığımız günlerde normalin çok üstünde yorulmamızı gösterebilirim. Özellikle yaz ayı ve sıcaklarla beraber bu sorunla ilgili ÅŸikayetler çok daha fazla ortaya çıkıyor. Sorunun en büyük sebebi ise yapımında veya bizim ofisimizdeki gibi yenilenmesi sırasında binalarda havalandırma sistemlerinin yeteri kadar düşünülmemiÅŸ olmasıdır.
DiÄŸer tuhaflıkları sayarken kapıdan giren biri olarak davranip o sirayla anlatmaya çalışacağım. Öncelikle kapıdan girince karşınıza çıkan güvenlik görevlilerimizin, sizi karşılamadan önce sekreterlik görevlerini tamamlamalarını bekliyorsunuz. EÄŸer bir çalışansanız bu beklemeden kurtulabiliyorsunuz. Merdivenlere doÄŸru giden koridora girerken saÄŸ taraftaki turnikeyi pas geçerek özürlüler için yapılmış esas amacı kutu giriÅŸ çıkışlarında kolaylık saÄŸlayan kapıyı kulanabilirsiniz. Turnikemiz kartlı sistemle calışır olup ay başında devreye girmeden önce tüm çalışanlara kartları dağıtılmaya baÅŸlanmıştır. Ancak kartlar tam manasıyla fiyasko durumundadır . Bir kere kart dediÄŸimde okurların aklına gelen tek parça kredi karti boyutundaki cisimden iki adet anlaşılması gerektiÄŸini vurgulamak istiyorum. Bunlardan biri manyetik kart diÄŸeri ise sadece resiminiz ve isminizin olduÄŸu baÅŸka bir kart. Tabii ki ilki ikincisi olmadan da calışıyor. Peki neden ikincideki bilgiler birincinin boÅŸ olan yüzeyine basılmamış bunu bilen yok. Zaten bunu bilecek kiÅŸide cevaplamaya yeltenmeyecektir çünkü bu cevabın arkasından “çenemle alnım arasındaki mesafe iki yanağım arasındakinden neden kısa?” ve “ÅŸirketimiz neden teknoloji ÅŸirketliÄŸinden tekneloji ÅŸirketliÄŸine geçti?” gibi sorularla karşılasacaktır. Tahmin ediyorum siz de cevaplamamayı daha uygun bulurdunuz. Turnike safhasından baÅŸarıyla geçtikten sonra, ümitim asansör kullanmayı pek sevmemenizdir. EÄŸer asansör tercih ederseniz vaktinizin fazla olmasına dikkat etmeniz gerekir. Çünkü asansör ansızın sizi istemediÄŸiniz bir kata uzun bir yolculuktan sonra götürebilir. Tabi asansörün çalıştığını varsayıyorum çünkü haftada bir bakımdan geçmesi ya da tamir edilmesi gerekiyor.
Birinci kata geldiÄŸinizde elektronik kartlı kapıya kartınızı okutmak yerine kapı kolunu yavaşça aÅŸağı bastırmanız yeterli olacaktır. Ofisimiz tamamen gecekondu mantığıyla tasarlanmış olup istendiÄŸi anda bir “transformers” hızında oda sayısında deÄŸiÅŸikliÄŸe gidilebilir haldedir. Tabi bu koÅŸulda her istediÄŸiniz masada aÄŸ ve elektrik prizi bulmanız mümkün olamayabilir ama bu noktada da uzatma teknolojisinden faydalanabilinir. Åžu an için birinci kat tuvaletimizde tadilat olduÄŸu ve önümüzdeki 15 gün olacağı için ilgili ihtiyaçlarınızı 1 ayda tamamlanan ve bir tuvalet bir lavabo eklentisiyle kullanıcılarına hizmete hazır olan ikinci kat tuvaletinde giderebilirsiniz. Çay içmek için mutfaÄŸa gittiÄŸinizde Deryanın ortam sıcaklığından bayılmamış olmamasını dilemekten baÅŸka çaremiz yok. Allah korusun bu durum tüm ofisi çaysız bırakabilir. Sanıyorum çalısanların en çok isyan çıkartma potansiyeli bu durum üzerinde görülmüş ki, mutfak gorevlimiz gelemediÄŸi zaman hemen yedek oyuncular ÅŸirket tarafından devreye sokuluyor.
İkinci kata girer ve kafanızı sola çevrirseniz arkadaşlarımızdan bir tanesinin kaçak inşaat sonucu masasına köpükten duvar yaptığını görüyoruz. Bu yakışıksız hareketten dolayı kendisini defalarca ihtar etmemize rağmen dinlememiştir. Bize de son çare olarak noterden protesto çekmek kalmıştır. Ağ Destek Grubunun odasına girmeden kafanızı sola çeviriseniz bu kalabalıkta bir kişilik mesai zamanının %95ini kullanıcısız geçiren büyükçe boş bir oda olduğunu görürsünüz. Ağ Destek Grubu odası girdiğinizde tahmin edeceğiniz gibi geçici değil gayet kalıcıdır ve burada çalışanlar her gün bu odada işlerini görmektedirler. Odanın ortasından geçen sütun bizler için hiç bir şey ifade etmemekte ve neden odanın ortasından geçtiği henüz çözülememiştir. Sütunun hemen dibinde yol ortasından geçen kanala takılmanızın iki sakıncası vardır. Birincisi düşüp kafanızı gözünüzü yarabilirsiniz, ikincisi benim ağ ve elektrik tesisatımı bozabilirsiniz. Maalesef buna bir çözüm bulmakta tüm Dünya hekimleri çaresiz kalmıştır. Ayrıca odada esasında 6 kişi olmamıza rağmen 5 masa ve sandalye bulunması çalışanlardan ikisinin daha samimi bir ortamda calışmasını sağlayarak ekip ruhunun pekişmesine yol açmaktadır. Bu anlamda benim fikrim 5 masanın çok olduğu 4 masa hatta 1 adet sini ile bu çabanın daha iyi sonuç vermesinin sağlanmasıdır. Bu arada sandalyelerimizden bir tanesinin sırt kısmı tam ortadan geriye yatabilmektedir.Bu sandalye sadece surekli gerilmis şekilde çalışan personel için uygun olduğundan şirket içinde boyle bir kişi aranmış ancak henüz bulunamadığından kimseye bağışlanamamıştır. Ağ grubu odası ile ilgili son ayrıntı kattaki tek portmantonun odamızda olması, kış başlangıcı itibariyle montlardan 50 yeni kuruş kaban ve pardesüden 1 ytl alınması uygulamasına gidilecek olmasıdır. Abonelik sistemi ile ilgili çalısmalar devam etmektedir.
Çagri merkezimiz ve yemekhanemizin bulunduğu üçüncü katımızın en büyük sorunu camlarında perde yerine acayip bir film tabakası olması ve güneşe karşı korumasız olmasıdır. Eğer yemekhanede güneşin saldırdığı bir masaya oturmuşsanız hiç şansınız yok vucut sıcaklığınız yediğiniz yemeğin bir kaç katı olacaktır. Yemek demişken aklıma öğle yemeklerinin saat 10:30da binamıza girmesinden dolayi 12 ye kadar sıcaklıklarını muhafaza edememeleri geldi. Bu konuda özellikle ofisimizi bizden çok ziyaret eden tavuk hayvanına sitemlerimi bildirmek istiyorum çünkü henüz soğumadan servis olmayı başaramamıştır. Ancak yine de ayda bir kek ikraminda bulunan yemek şirketimizi seviyoruz.
Ofisimizde ayrıca her türlü kırtasiye gereksinimi aynı zamanda bir eksikliğimiz olarak sayılabilinir. Kağıt, kalem, cd gibi ihtiyaçlarınızı bir şekilde karşılamanız beklenmektedir. Hatta kimi zaman şirketin yaptığı işin temel bileşenlerinden olan ağ kablolarına sahip olmak büyük bir nimet durumuna gelmektedir.Bu yüzden kablo sahiplerinin şanslarını zorlamamaları gerekir.
Gece vakti aklıma gelen tesbitler ÅŸimdilik bu kadar. Katkıda bulunmak isteyenlerin yorumlar vasıtasıyla sayfalarımızı renklendirmelerini isteriz. Bu yazima son sözu kendisi bir Alman yazar olan Friedrich Von Schiller’in biraz kaÅŸları çatık halde soylemesini daha uygun buldum: Böcek olmayi kabullenenler, ezilince sikayet etmemelidirler.