Koltuk

Bugün bir sürü hirsli kadin, "Boyun posun devrilsin" diye, kocasinin basinin etini yiyecek: "Elalem çocugunu bakan yapti, vali yapti, sen kaymakam bile yapamadin!"

Çocuklari vali yapacaklar bugün.
Bakan yapacaklar.
Meclis Baskani yapacaklar.
Basbakan yapacaklar.
Cumhurbaskani yapacaklar.

Gazeteciler "çocuk bakan"lara geri zekáli geri zekáli sorular soracak; "büyümüs de küçülmüs" cevaplar alacak... Matah is yapilmis gibi, topluca siritilacak.

"23 Nisan" denince, akillarina gelen tek vizyon bu çünkü... Koltuk!

Çocuklarin kafalarini açacaklarina, kiçlarini alistiriyorlar... "Söyle oturacaksin, böyle kaykilacaksin, patlat bi talimat" filan.

Peki, hiç merak ettiginiz mi, neden bugüne kadar bir Allah'in kulu çikip da, "Çocuklari 23 Nisan'da Yildiz Kenter'le ayni sahneye çikaralim" demedi? "Bir çocugu Fazil Say'in piyanosunun basina oturtalim, bir çocugun eline Suna Kan'in kemanini verelim" diyeni gördünüz mü? Illa koltuga oturtacaksak, "Profesör Bingür Sönmez'in koltuguna, Profesör Münci Kalayoglu'nun koltuguna, Profesör Gazi Yasargil'in koltuguna oturtalim" diye önerildi mi? Hayrettin Karaca ile agaç diktirelim mesela, Yilmaz Büyükersen'le balmumu heykel yaptiralim... Rahmi Koç'un teknesine bindirelim, balik tutarken anlatsin çocuklarimiza, parayi kazanmak kadar yemenin de ne kadar önemli oldugunu... Ali Sabanci'nin uçagina bindirelim, aslinda "para"nin degil, "fikirlerin" uçtugunu dinlesinler diye... Ya da ne bileyim, Saffet Karpat'la tanistiralim... Babasiz büyüyen, Darüssafaka'da okuyan bir yetim, nasil basardi da, Türkiye'deki en büyük yabanci sermaye yatiriminin genel müdürü olabildi? Riza Çalimbay'la top oynatalim, anlatsin, kapicinin oglunun önünde neden ceket ilikleniyor bugün? Lagim temizleyen "en alttakiler" en üste nasil çikabildi, tane tane anlatsin Vural Öger çocuklarimiza... Tanistiralim Muhtar Kent'le, "gazozdan islerle ugrasan" bir Türk çocugu nasil oldu da, Coca Cola'nin zirvesinde? Bakin zirve dedim aklima geldi... Niye Nasuh Mahruki ile bir araya getirmiyoruz çocuklarimizi, anlatsin onlara bagimsiz ruhun nasil rüzgár aldigini? Mehmet Güleryüz'ün paletini tutsunlar, Mehmet Aksoy'un çamurunu karsinlar, Ara Güler'in deklansörüne bassinlar, bakmakla görmek arasindaki farki fark edebilmek için.

Madem, varsa yoksa koltuk...

Niye GATA'ya götürmeyiz çocuklarimizi, "o koltuklar" için ödenen bedelleri görsünler diye? Yilmaz Özdil. 23.04.2008